“Çocuğum kitap okumayı sevmiyor.”
Okul öncesi dönemde ebeveynlerden zaman zaman duyulan bu cümlede aslında küçük bir ayrıntı vardır: 3-6 yaşındaki bir çocuktan yetişkinler gibi uzun süre sessizce oturarak kitap dinlemesini beklemek her zaman gerçekçi değildir.
Bu yaşlarda kitapla kurulan ilişkinin merkezinde zorunluluk değil; merak, oyun, görseller, sesler ve birlikte geçirilen keyifli zaman olmalıdır.
Amerikan Pediatri Akademisi’nin ebeveynlere yönelik kaynaklarında çocukla birlikte kitap okumanın dil, öğrenme ve ebeveyn-çocuk etkileşimini destekleyen bir aktivite olduğu; çocukların ilgilerine göre kitap seçmenin de okuma deneyimini daha çekici hale getirebileceği belirtiliyor.
Peki çocukların kitaplarla güçlü bir bağ kurmasını nasıl sağlayabiliriz?
1. Kitap Okumayı Bir Görev Haline Getirmeyin
“Haydi, şimdi kitap okuma zamanı. Otur ve dinle.”
yerine;
“Bugün hangi hikâyeyi birlikte keşfedelim?”
demek bile çocuğun sürece bakışını değiştirebilir.
Okuma zamanının sınav veya görev hissi vermemesi gerekir. Çocuğun kitabı eline alması, resimlere bakması, sayfaları çevirmesi ve hikâye hakkında soru sorması da okuma deneyiminin parçalarıdır.
2. Kitabı Çocuğun Seçmesine İzin Verin
Yetişkinlerin çok faydalı bulduğu bir kitap çocuğun ilgisini çekmeyebilir.
Kimi çocuk hayvanları sever, kimi uzayı, kimi araçları, kimi masalları…
Bu nedenle yaşına uygun birkaç seçenek sunup son kararı çocuğa bırakabilirsiniz.
Amerikan Pediatri Akademisi de çocukların ilgi alanlarını takip ederek kitap seçilmesini öneriyor.
Çocuğun seçtiği kitabı üst üste birkaç kez okutmak istemesi de son derece şaşırtıcı değildir. Sevdiği hikâyeyi tekrar tekrar dinlemek onun için keyifli ve güvenli bir rutin olabilir.
3. Hikâyeyi Sadece Okumayın, Birlikte Yaşayın
Okul öncesi çocuklarda düz bir ses tonuyla sayfaları hızlıca okumak yerine hikâyeyi canlandırmak çok daha eğlenceli olabilir.
Karakterlerin seslerini değiştirebilir, mimikler kullanabilir ve hikâyenin bazı bölümlerinde durabilirsiniz.
Örneğin:
“Sence tavşan şimdi ne yapacak?”
“Sen onun yerinde olsaydın ne yapardın?”
“Bu resimde neler görüyorsun?”
gibi sorularla çocuğu hikâyenin bir parçası haline getirebilirsiniz.
Ama her sayfada soru sorarak kitabı bir sınava dönüştürmemeye de dikkat etmek gerekir.
4. Evde Çocuğa Ait Küçük Bir Kitap Alanı Oluşturun
Büyük bir çocuk odasına veya pahalı bir kitaplığa ihtiyaç yok.
Çocuğun kolayca ulaşabileceği küçük bir raf veya sepet yeterlidir.
Kitapların yalnızca yetişkinlerin uzanabileceği yüksek bir dolapta tutulması yerine çocuğun istediği zaman erişebileceği bir yerde bulunması, kitaplarla daha doğal bir ilişki kurmasını sağlayabilir.
Amerikan Pediatri Akademisi’nin okuma sevgisini desteklemeye yönelik önerileri arasında kitapların çocukların ulaşabileceği şekilde çevrede bulunması da yer alıyor.
5. Her Gün Kısa Bir Okuma Rutini Oluşturun
Uzun süreli okumalar yerine kısa fakat düzenli bir rutin oluşturabilirsiniz.
Örneğin;
Diş fırçalama → pijama → kitap → uyku
gibi basit bir sıra zamanla çocuğun kitap okumayı günlük hayatın doğal bir parçası olarak görmesine yardımcı olabilir.
Önemli olan “Bugün mutlaka 30 dakika okuyacağız.” demek değil, birlikte geçirilen zamanın keyifli olmasıdır.
Bazı günler bir hikâye tamamlanabilir, bazı günler çocuk sadece birkaç sayfaya bakmak isteyebilir.
6. Kitaptaki Hikâyeyi Günlük Hayata Taşıyın
Okuduğunuz hikâyenin kitap kapandığında bitmesi gerekmez.
Örneğin hikâyede bir tohum büyüyorsa ertesi gün birlikte küçük bir saksıya tohum ekebilirsiniz.
Hikâyede hayvanlar varsa hayvan seslerini taklit edebilirsiniz.
Bir karakter üzülüyorsa:
“Geçen gün sen de oyuncağın kırıldığında böyle üzülmüştün.”
diyerek hikâyeyle günlük yaşam arasında bağlantı kurulabilir.
Kitap böylece sadece okunacak bir nesne olmaktan çıkar ve deneyime dönüşür.
7. Çocuğunuz Sizi de Kitap Okurken Görsün
Çocuklar yalnızca kendilerine söylenenleri değil, çevrelerinde gördüklerini de öğrenir.
Evde herkes telefonla ilgilenirken çocuğa “Kitap oku.” demek pek güçlü bir model oluşturmaz.
Anne veya babanın zaman zaman bir kitap, dergi veya başka bir basılı yayın okuduğunu görmesi çocuğa kitapların yetişkin yaşamının da doğal bir parçası olduğunu gösterebilir.
Bazen ailece yapılacak 10 dakikalık sakin bir okuma zamanı bile güzel bir rutin oluşturabilir.
Yaşa Uygun Kitap Seçerken Nelere Dikkat Edilmeli?
3-6 yaş çocukları için kitap seçerken;
- Yaş grubuna uygun olması,
- Görsellerinin dikkat çekici olması,
- Dilinin anlaşılır olması,
- Hikâyenin gereğinden fazla uzun olmaması,
- Çocuğun ilgi alanına hitap etmesi,
- Korkutucu veya gelişim düzeyinin çok üzerinde içerikler içermemesi
önemlidir.
Hikâyelerde dostluk, paylaşma, doğa, aile, hayvanlar, duygular ve günlük yaşam gibi çocuğun kendi dünyasıyla ilişkilendirebileceği temalar tercih edilebilir.
“Kitap Okumak İstemiyorum” Diyorsa Ne Yapmalıyız?
Zorlamayın.
Bir süre ara verip farklı bir kitap deneyebilirsiniz.
Kitabı siz okumak yerine çocuktan resimlere bakarak kendi hikâyesini anlatmasını da isteyebilirsiniz.
Örneğin:
“Bu kitabı bugün sen anlatır mısın?”
Bazen ortaya kitapta yazandan tamamen farklı bir hikâye çıkabilir.
Bu bir hata değildir. Tam tersine çocuğun hayal gücünü kullanabileceği eğlenceli bir oyuna dönüşebilir.
Kitaplarla Kurulan Bağ Küçük Yaşlarda Başlar
Okul öncesi eğitim yalnızca harfleri, rakamları veya belirli bilgileri öğretmek değildir. Çocuğun merak etmesini, soru sormasını, düşünmesini ve kendisini ifade etmesini destekleyen bir süreçtir.
Özel Hasbahçe Anaokulu’nun eğitim yaklaşımında da oyun, keşif, sanat, dil ve farklı atölyeler aracılığıyla çocukların bütüncül gelişiminin desteklenmesi hedeflenmektedir.
Kitap sevgisini kazandırmanın en etkili yollarından biri ise çocuğun eline kitap verip “Oku.” demekten çok daha basittir:
Yanına oturun, kitabı birlikte açın ve hikâyeyi beraber keşfedin.
Bugün birlikte okunan birkaç sayfa, ilerleyen yıllarda güçlü bir okuma alışkanlığının başlangıcı olabilir.
